16 kişilik kocaman bir masa düşünün.Masanın etrafında 13 erkek ve bir dişi.Masadakiler farklı ülkelerden gelmiş.Hepsinin anadili farklı tabi;ortak dili tartışmaya gerek varmı?Yok;ingilizce...
Herkes bir öncekinin tezini çürütme,kendi fikrini empoze etme derdinde...
İngilizce tartışmada bir başka oluyormuş;kitlenip kalmalar,ııııııı ooooo'lar,yanındakine dönüp "abi .... neydi yaaa,bu adam laf soktu bana,nası hakaret etsem"ler,bla bla...Ejderler kendi içinde bile ben daha iyi ingilizce konuşuyorum havasını atmada,telaffuzlar kırıtarak...Ama ne zaman yabancılar bir laf etse,kafa kafaya verip vatan millet sakarya moduna geçmeler...
Ortada bir serçe;yüreği pıt pıt...İlk defa ciddi bir toplantıda,ve toplantı ingilizce bahtına...Gözlerini kocaman açmış ve konuşulan her kelimeyi yutarcasına hafızasına almaya çalışan....Malesef ingilizcesi yeterli değil....Olaya fransız...
Hemşerileri neysede yabancıları anlamıyor,hele bir adam var,italyan mıdır nedir,sanki peşinde boğa var,sanki adam kırmızı donuyla az önce boğaya nanik yapmış;öyle hızlı konuşuyor...O adamın tek kelimesini anlamamış serçe,yüzüne gölge düşüyor iyice..."E be adam bir nefes al!"demek istiyor,ama ....Kafa sallayan herkes ne konuşulduğunu anladı da bi ben mi anlamadım diye hayıflanıyor....
7 saat süren toplantıdan sonra haYaL karar veriyor;bir daha ingilizceye fransız kalmayacak.....
